9th Ekim 2011

Fotoğraf, Kuantum sıçrar belki kullanıcısından 1 yorumla yeniden blogladı

firatkayimtu:

Ne zaman gece olsa ,çekilse tüm insanlar evlerineKimsesiz kalıyordum hayatın ortasındaGülen sahte yüzümü asıyordum kapının arkasınaYarısı çiğnenmiş bir aşk bakıyordu aynadaBir katil sırtımda canımı yakarkenHep geceleyin ölüyordum benGörmüyordu kimse acıdan morarmış buzdan bedenimiİhanetin ,kiralık bir katil gibi peşimdeÖldürse tek kurşunda… ama işkenceye meyilliHiç sevmemiş ,yalanmış sevişmelerimizEllerimde dünden kalma sancının saç telleriZaman penceremden uçup gitti.Tüm yıldızlar dökülüyordu sanki ve zifir bir korku saplanıyordu yalnızlığımaNe şiirler ne de şarkılar Hiçbiri söküp atamıyordu yüreğime bulanan koyu siyah lekeyiHastalıklı sapkın bir ruhla içerken kandan şarapları Unutmak için yazdığım her satır diriliyordu beyaz kağıtlardanAğrıdan şişmiş gözlerimle zamana bakıyordumihanetine ilerliyordu akreple yelkovanPayıma düşenle kalakalıyordum her geceBaşka kollarda soluklanırken sevgiliYudum yudum içiyordum aşkımı Adım adım ilerlerken ölüm öyle yakınAdım adım sadece senin adın

firatkayimtu:

Ne zaman gece olsa ,çekilse tüm insanlar evlerine
Kimsesiz kalıyordum hayatın ortasında
Gülen sahte yüzümü asıyordum kapının arkasına
Yarısı çiğnenmiş bir aşk bakıyordu aynada
Bir katil sırtımda canımı yakarken
Hep geceleyin ölüyordum ben
Görmüyordu kimse acıdan morarmış buzdan bedenimi
İhanetin ,kiralık bir katil gibi peşimde
Öldürse tek kurşunda… ama işkenceye meyilli
Hiç sevmemiş ,yalanmış sevişmelerimiz
Ellerimde dünden kalma sancının saç telleri
Zaman penceremden uçup gitti.
Tüm yıldızlar dökülüyordu sanki ve zifir bir korku saplanıyordu yalnızlığıma
Ne şiirler ne de şarkılar
Hiçbiri söküp atamıyordu yüreğime bulanan koyu siyah lekeyi
Hastalıklı sapkın bir ruhla içerken kandan şarapları
Unutmak için yazdığım her satır diriliyordu beyaz kağıtlardan
Ağrıdan şişmiş gözlerimle zamana bakıyordum
ihanetine ilerliyordu akreple yelkovan
Payıma düşenle kalakalıyordum her gece
Başka kollarda soluklanırken sevgili
Yudum yudum içiyordum aşkımı
Adım adım ilerlerken ölüm öyle yakın
Adım adım sadece senin adın

Kaynak: firatkayimtu

6th Ağustos 2011

Gönderi

İMLA HATALI METİNLER

Yüzün bir zambak türüydü ay tarlasında, ay annendi farkında değildi komşularınDudağının kenarından dökülen masumiyeti yüzyılın oyuncakları hiçe saydı ses etmedin
Kokuyu inkâr eden naylon ovalar ve cüzdanlarca insan



Sana dokundular tırnaklarıyla. 



Madalyalarından yaptığın altın şehir üstüne çökünce 
Bahçendeki huzursuz çölün uğultusu kulaklarını sağır etti 
Duymaz oldu kalbine yapışan kalın et; içinden onur akan kanalların gürültüsünde
Duymamak iyi bir sanattır belalım kötülük pazarında
İyi sanatçılar sonradan ölür, bunun felsefeyle hiçbir ilgisi yok inan
Tamamen dayak yemiş savunmasız bir gerçektir.



Lütfen. 



Kulaklarımdan kan akıyor. Sonra senin o tek katlı müstakil hikâyenin 
Bana akan penceresinden kırılmış sözcüklerin ucu kalem olup arık çiziyor ödüllerimin kıyısına
Birbirimizi öldürdüğümüz yere üst üste kırk iki nokta koyuyor ağzındaki sadakatsiz kılıç: 
Ne kraldı tanrılar satılık evler tezgâhında. İncinmiş kuklalar; içi his dolu, bacalarca insan.



Sallanıyorum hiçliğinden. 



Karınca çadırına süzülen sözsüz rüzgâr, kekeme olmuş uhrevi müzik 
Adım geçiyor yanımdan benle küs. Belirsiz sonlar ustası; 
Mermisine ihanet etmiş boş kovanın içini hayatla dolduran haklılık
Anlam ağacından düşmeyi bekleyen ele geçirilmiş meyve sentetik bir duayla ruhuma üfleyince
Meyvenin intiharından toprağa akan öz su, çürümenin insanın içindeki kurtçukla ilgisi belalım 
Gökyüzünün çişi ve iyilik saklanan raflardaki tozun güç birliğinden, çamurlarca insan.



İpe tutunan deniz



Saçların uzayınca yüreğine yengeçleri konuk ettin
Beni köpekçe şair yaptılar ruhun bile duymadı
Sonra ameliyatla insan oldum yeniden
Bu kez de üzgün bir uyku bana rüya örüyor küflü bir örümcekle
Kendimi ihbar ettim cinayet planlarına kızıp
Ke(n)dimi topluma verdim
Toplum arabayla üstünden geçip boynunu kırdı 
Bütün ke(n)di olmayanlar havladı. O kadar gerçek öldüm ki
Seni unuttuğuma hiçbir heykel inanmadı. 



Bir son ver buna artık. 



Yazduğum bütün o adına e-dibiyat dediğim sosyal içerikli başarısız metin’leri 
Nasıl olup da önünde sonunda getirip sana düğümlediğimi anlayamadan öleceğim; ip dansı. 
Ve gördüm ki hepimiz siyaset biliminin bir parçasıyız; hırsın yüze takılan parıltılı maskesi.
En iyisi biz dost kalalım belalım tek heceli bir salıncakta, yakinen uzaklaşalım tenden
Dost; tek heceli olduğuna aldanma, dört tane harfi var
Sonra belki kasabaya bir yabancı gelir, aşkı ona devrederiz.




Metin Akdeniz

28th Temmuz 2011

Bağlantı, Miss Spiritual Tramp kullanıcısından 20 yorumla yeniden blogladı

Miss Spiritual Tramp: Unutmamak için yazıyorum. →

missspiritualtramp:

Yürürken yere bakıyorum. Topraktan sıcak geliyor. Sağdan, soldan, yukarıdan, aşağıdan sıcak geliyor. İki tane ayak önümden yürüyor, çok tanıdık, takip ediyorum. Ben yaklaştıkça uzaklaşıyor. Sıcak bir anda kalbimi yakıyor. Bu yaklaşık bir salise sürüyor.

Günün başka bir yerindeyiz. Bir nefes…

Kaynak: missspiritualtramp

21st Temmuz 2011

Video

ben nasıl ki unutmadım 

sende unutma beni 

unutama beni … .

Kaynak: youtube.com

16th Temmuz 2011

Alıntı, Miss Spiritual Tramp kullanıcısından 29 yorumla yeniden blogladı

hayır, insan çözemez
kendi yüreğinin sırrını.
ama doğduğum yerde
çiçeklerin kokusu
hiç değişmedi.
— sarayuki (884-946)    (via leventkazak)

Kaynak: leventkazak

9th Temmuz 2011

Video

alıp beni eskilere götürüyor bu şarkı …

Kaynak: youtube.com

4th Temmuz 2011

Fotoğraf, It's B. kullanıcısından yeniden blogladı

 tekrar gelsen bana bir esinti gibi belli belirsiz 

 tekrar gelsen bana bir esinti gibi belli belirsiz 

Kaynak: Flickr / lilylove

1st Temmuz 2011

Gönderi

Gerçek

gözlerimi kapatıyorum sana …

 yumulu gözkapaklarımın içinde,

 yüzün gitmiyor perdelerimden .

sonra açıyorum öylece,sanki yeşillere dalıyor gözlerim… 

denizde kumda seni arıyor .

gömüyorum sonra kalbini ,kalbime daha da yük olmasın diye.

gitmek için erken olan bir günde gittin. 

ve ardında bıraktıgın aslında hiç bilmediğin bir bendi. 

gerçeğini görememekten yakındın .

gerçeğini hiç görmek istemedin oysa ,orada öylece duruyordum .

gözkapaklarımın içindeki sen gibi, saf iyi ve temiz .peki ya sen ?

gerçeğin saf iyi ve temiz mi hala ?

değilsin!

belkide bana karşı hiç olmadın. 

hala bilmiyorum sanıyorsun ,

biliyorum gerçeği ;

gidişinin beraberinde getirdiklerini 

30th Haziran 2011

Video

MFÖ - Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da -

şarkılarda düşünmek seni bana getirmez ki … seni bana getirmez ki 

Kaynak: youtube.com

30th Haziran 2011

Gönderi

Bu Sabah

Bu sabah değişik olmalıydı.
Sana uyanmamalıydım mesela ..
Ya da kafamda  dayanılmaz düşünceler olmamalıydı.
Hala bende uzaktasın .
Sesini özledim.
O kadar… .